Maldivler ve Korkular

Uzunnn bir aradan sonra herkese merhaba, ‘yav Maldivler’i anlatacaksın anladık da bu korkular neyin nesi’dediğinizi duyar gibiyim. Evet bu ismin yanına yakışmıyor farkındayım ama hikayesini anlatmadan geçemeyeceğim.

Evet, korkulardan başlayalım, bakalım benim gibi bir tane daha var mı?

Garip takıntılarım, sebepsiz ve gereksiz korkularım vardır. Mesela denize girmeyi sevmem! Okyanus’dan ise deli gibi ürkerim. Hele bir de küçücük bir adada kalınacaksa; korkularım tavan!

Eşim 10 yıldır bana, Maldivler’e gidelim der fakat ben her defasında ‘seni köpekbalığı falan ısırır’ der konuyu kapatırım. Bitmedi adamın isteği ;)) Yine, hadi gidelim dedi ben artık istemediğimi biliyor  diye heee gideriz dedim. Nereden dedim; sen sabağın 8’inde git değiştirilemez, iptal edilemez bilet al ve otel rezervasyonu yaptır.

Tabii ben şok! İlk gün bişey demesem de sabahı ettim düşün düşün ben ne yapacağım diye. Başka kadın olsa böyle bir süpriz karşısında önce eşinin boynuna atlar ve çığlık atar herhalde. E ama ben normal miyim böyle tepki vereyim;))

İlk aklıma gelen köpekbalığı ısırır mı? Tsunami olur mu?

Kendime gelir gelmez başladım söylenmeye; sen nasıl bana sormadan alırsın, benim korkularımı bilmiyor musun, hayatta gidemem, ya seni köpekbalığı ısırırsa, ya tsunami olursa, hem çok pahalı nasıl böyle bir harcama yaptın diye diye yedim beynini. Bu arada benim için her gece kabus görmeler, uykusuzluk çekmeler, ağlama krizleri başladı ve gelene kadar 1 ay ağladım gidemem diye. Hatta gecenin bir yarısı arkadaşımı ağlayarak aramışlığım var o kadar yani ;)))Baktı olacak gibi değil lanet olsun yansın biletler gitmeyelim dedi. Rezervasyon yaptırdığı oteli iptal ettirdik.

Neyse 1 hafta kadar rahat uyudum. Tabii kime söylesem herkes kızıyor. Sen deli misin diyenler mi, eşime beni bırakmasını ona yeni birini bulacağını söyleyen sevgili arkadaşlarım mı dersin, aaaa herkesten fırça yedim. Dedim yahu benim okyanus, ada korkumu neredeyse hepiniz biliyorsunuz ama yok kimse dinlemedi. Ben de artık bu baskıya dayanamadım. 

Sonunda ikna oldum ama adayı ve oteli ben seçeceğim dedim. Bu arada uzun süre surat beş karış gezdim. Sonra araştırmaya başladım 1 hafta da o sürdü o kadar çok ada ve otel var ki hangisi olsun. Bula bula Maldivler’in ilk kurulan oteli Kurumba’yı bulmuşum. Tam 45 yıl önce kurulmuş. Tabii yenilenmiş. Burayı seçmemin nedenlerine gelirsek; Male hava alanına sadece 4.5 km ile en yakın adalardan biri olması ilk tercihim. Diğeri ise adanın etrafının deniz duvarları ile çevrili olması. Ne alaka diyebilirsiniz ama ben kendimi daha güvende hissedeceğimi düşündüm. İyi ki de düşünmüşüm çünkü dalgaları kırdığı için denize girmek çok rahat oldu. Bir de şehire çok yakın olması her açıdan avantajlı. Acil bir durumda ulaşım açısından ve de maddi açıdan. Çünkü buradaki tüm otellere ulaşım için otele para ödüyorsunuz ve ciddi paralar, hepsini yazacağım aşağıda.

Neyse yaptık rezervasyonu yine başladı benim uykusuzluklar, kabuslar…

Hayır bir de salak gibi,   2004 de yaşanan tsunami ile ilgili ne kadar video varsa izledim. Sonra uyu uyuyabilirsen. Bu arada biz oradayken güneş tutulması var ve ben her astroloğun yazısını okuyorum. O yüzden de tsunami, kasırga gibi bir şey bekliyorum. Tamam dedim ama  uçağa binene kadar kaçmak vardı aklımda;)) Bir de 7 buçuk saat ilk uzun uçuşum stres tavan yapmış. Çook zordu benim için. Evet normal olmadığımı söylemiştim değil mi?

Neyse sonuç olarak bir sürü korkularla gittiğim bu yerden çok memnun ayrıldım. Bu arada da korkularımın üzerine gitme şansım oldu.

Şimdi gelelim Maldivler’e…

Öncelikle,  Maldivler bizden vize istemiyor. Ülkeye girdiğinizde size bir form veriyorlar bir kısmını orada girerken doldurup gümrük memuruna veriyorsunuz. Diğer kısmını da doldurup çıkışta teslim ediyorsunuz.

Maldivler, 26 ayrı atol(adalar topluluğu) de birleşmiş yaklaşık 1200 küçük adadan oluşan, müslüman bir ülke. Tabi hepsinde yerleşim yok 195 adada yerel halk yaşıyor geri kalan 86 adada oteller var. Bazı adalarda sadece 1 otel var. Ada otel, bizimkisi öyle bir ada. Daha büyük adalarda bir kaç otel seçeneği var. Hindistan’ın güneyinde, Sri Lanka’ya 750km mesafede bulunmakta olan Maldiv Cumhuriyeti’nin başkenti de Male’dir. Para birimi Rufiyaa ama her yerde dolar geçiyor o yüzden almanıza gerek yok. 75 yıl İngiliz hakimiyetinde kaldıktan sonra 1965 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Ekonomisi turizm ve balıkçılıktır. Her şey ithal geldiği için oldukça pahalı.

Eğer adadan çıkıp başkenti gezmek isterseniz daha kapalı giysiler giymek gerekiyormuş. Ada kuralları burada geçerli değil. Male halkı ve ada halkı arasında ciddi bir sınır varmış. Adalarda her şey serbest.

Girişte bavulunuzda içki falan sokmaya da kalkmayın sakın çünkü yasak. Ama çekirdek alın yoksa bütün gece balkonda dalga sesleri ile ne yapacaksınız😄yanınıza bir kaç paket bisküvi ve kuru yemiş de alın, gece otururken atıştırırsınız. Buradaki markette küçük bir paket kuruyemiş 12$, ha bir de Ülker çokonat var tek Türk ürünü olarak ama bizde 75 krş burada 3 $😄

Muhteşem güzelliklerdeki beyaz kumu, berrak, turkuaz suyu ile dünyadaki cennet dedikleri yer Maldivler!

Maalesef küresel ısınma nedeniyle Maldiv adalarının sular altında kalacağı ön görülmekte. Bu yüzden 2005 yılında Avusturalya, Maldiv halkına sığınma hakkı tanımış. Sular altında kalmadan bu cenneti görmekte fayda varmış meğersem gittikten sonra anladım🤗

Nasıl gidebilirsiniz?

Öncelikle THY’nin buraya direkt uçuşu var. 7 buçuk saatte gidiyor 7 saat 40 dakikada dönüyor ve oldukça konforlu. Biz gece saat 2’de kalkan uçusunu tercih ettik ve öğlen 11.30 da indik. (Maldivler bizden 2 saat ileri). Thy kahvaltı ve öğle yemeği servisi ve rahat uyumamız için bir çanta içinde göz bandı, çorap, terlik, diş fırçası dağıttı. Bindikten kısa bir süre sonra yemek, çay kahve servisi ardından battaniyelere sarılıp, bir sonraki yemeğe kadar uyumaca. Ağustos ayı için kişi başı bilet fiyatı 4bin TL.

Daha erken alma şanşınız olursa belki daha uyguna alabilirsiniz.

Bir de Qatar Airways aktarmalı uçuşu var daha uyguna bilet alabilirsiniz. Tabii aktarma ile uğraşmak isterseniz. Bilet fiyatı 2.500 TL ye kadar var ama saat uzuyor.

Başka dönemlerde daha uyguna bilet bulabilirsiniz ama bu dönem muson yağışlarının çok olduğu dönemse harika bir tatil geçiremeyebilirsiniz.Özellikle Temmuz ayı çok yağışlı geçiyormuş. Tabi bu yağışlar 5’er dk sürüp geçiyor. Bizim gittiğimiz 19-26 Ağustos çok iyiydi bir defa bile ıslanmadık çünkü hep gece yağdı. Bunun adanın konumu ile de ilgisi olabilir bilemiyorum.

Hangi otel? 

Bu tamamen sizin önceliklerinize kalmış. Booking.com da 300den fazla seçenek var. Ama buraya gelecekseniz oldukça yüksek bir bütçe ayırmanız gerekiyor.Genellikle 5 yıldızlı otellerin bu ayda gecesi minimum 1500TL fakat bunlara kanmayın her gece için kişi başı vergi alıyorlar. O vergisi, bu vergisi, transferi toplam size gösterilen fiyata 3000 daha ekleyin en az. Tabii bunlar oda kahvaltı. Gidince mutlaka tam pansiyona çevirmek gerek  ya da baştan öyle alın zira her şey çok pahalı. Öğlen- akşam yemeğine de bir 4bin küsür ekleyin. O booking’te gördüğünüz fiyatlar rezervasyonda yaptığınızın yaklaşık iki katına geliyor sonuç olarak. Hadi bir içki alalım dediniz, bir bira 10$ üstüne çıkışta bir de %23.2 vergi koyun. Ee o kadar geldiniz bir şnorkel gezisi yaptınız kişi başı 45$+%23.2 vergi, e bi de su altı kamerası 1 saat 20$. Daha yazayım mı yeter mi? Yani öyle araştırmadan atlanacak bir yer değilmiş.

Kurumba’yı tercih ederken havaalanına yakın olmasının  neden önemli olduğunu da yazayım. Burada her otelin uzaklığına bağlı ulaşım araçları ve fiyatları var. Mesela biz en yakın ada için sürat teknesine kişi başı 92$ transfer ödedik. Mesafe arttıkça fiyat katlanıyor. Bizimkinden biraz uzak bir otelin 135$ dı. Diyelim çoook uzaktaki bir otele gideceksiniz ve deniz uçağı götürüyor. O zaman kişi başı 400$ falan ödüyorsunuz. Otellerin transfer açıklamalarına mutlaka bakın. Bazı oteller daha uygun görünebilir ama kesin uzaktır o da transferle birlikte diğerlerine denk gelir.

Bir adetleri de soğuk havlu vermek. Sizi götürecek teknede elinizi yüzünüzü silip ferahlamanız için soğuk havlu ve su getiriyorlar. Otele vardığınızda görevli tekrar size aromalı bir soğuk havlu veriyor, arkasından hindistan cevizli sorbe ikram ediyorlar. Ortak tuvaletlerde de minik havlular var.Tuvalet kağıdı ve banyonuza konulan ince selpaktan başka hiç bir yerde peçete yok.

Ortak tuvaletten bir kare, çok şık değil mi?

Bizim otelin su üzerinde bungalovu yok, olsa da ben tercih etmezdim. Deniz kenarı aldığım için bile 2 gece sabahı ettim, dalga seslerine alışana kadar. Bir de üstünde olduğumu düşünemiyorum. Tercih sizin! Tabii onların maliyeti de oldukça yüksek.

Burada anlattıklarım, Kurumba Hotel North Male Vihamanafushi adası hakkındadır. Buradaki her ada birbirinden farklı özelliklere sahiptir ve otellerdeki hizmetler de farklı olabilir. Genel olarak yaptığım araştırmada 5 yıldızlı otellerin hizmet kalitesinden çok güzel bahsedilmiş. Sonuçta geçim kaynakları turizm, başka bir otel tercih ettiğinizde kötü çıkacağını sanmam. Booking yorumları oldukça faydalı.

Aşağıdaki linkten otellere bakabilirsiniz.

http://www.booking.com/maldivler-otelleri

Biz otelimizden çok memnun kaldık. Çalışanlar çok kibar hatta kibarlıktan ölecekler o kadar! Günde 2 defa oda temizleyip, havlu değiştiriyorlar. Çalışanlar çoğunlukla Hint asıllı ve ben çok sevdim onları çünkü İngilizce seviyelerimiz aynı;)) Tek anlaşabildiğim ırk😆😆 Hizmet sektörü harika, yemekte tabağınız bittiği gibi uçarak gelip alıyorlar. Siz sabah kahvaltıya gitmek üzere odanızdan çıkar çıkmaz arkanızdan girip siz gelmeden temizliyorlar. Her şeyi gayet güler yüzle yapıyorlar ki sanırsınız babalarının oteli😄

Hatta bahçemizi süpüren Hintli arkadaş benim için sadece palmiye yapraklarını kullanarak kuş, çiçek falan yaptı.

Buraya gelirken yanınıza plaj çantası,terlik falan almanıza da gerek yok herşey düşünülmüş. Fiş için adaptör var.(İngiliz prizleri) Bileğinize takılan sinek kovucu bileklik var. Parmak arası terlikleriniz de. Gerçi sinek görmedik pek fazla. Ben kabin boy valizle  ve bir sırt çantası ile geldim ki; bu ilk’tir. Burada çok fazla bir şeye ihtiyacınız yok mesela ayakkabı taşımayın herkes parmak arası terlikle ya da çıplak ayak geziyor. Öyle süslü giyinen de yok herkes çok rahat. Tabii biz bayanlar yine bir kaç elbise almadan duramayız. Zaten resim için uzun uçuşan elbiselerden lazım. Odanızın önünden denize girince pek plaj kıyafetine de ihtiyaç olmuyor.

Ben gelirken telefon için su geçirmez kaplardan aldım. Resim çekerim diye ama baştan söyleyeyim sudan korumak dışında bir işlevi yok, defalarca denememize rağmen görüntü çok kötü çıktı.

Deniz önü bungalov alırsanız odanızdan deniz 10 adım. Odalar harika hele banyo açık havada, ilk gün zorlansam da sonra çok hoşuma gitti, hatta bayıldımmmm.

Alltaki videolar Kurumba Hotel Deniz kenarı bungalow’una aittir.

 

Denizi anlatmak gerekirse; çeşme suyundan daha berrak diyebilirim. Bembeyaz kumları ile bakmaya doyamayacağınız bir manzara. Bizim kaldığımız yer gayet sığ, suyu da ılık. Deniz sevmeyen ben bile kaç defa girdim. Deniz duvarlarından sonra bazı alanlarda mercan resifleri var, haritada hangi noktalardan çıkıp şnorkel ile dalabileceğiniz göstermiş. Zaten duvarın arkası turkuaz değil de koyuysa anlıyorsunuz orada resif olduğunu. Bu arada odanın önünden girince de ara ara denizin içindeki taşlara baktığınızda renkli küçük balıklar görebilirsiniz. Hem de çok sığ suda. Tabii sabah ve akşam üzeri saatlerinde. Çünkü öğlen saatlerinde deniz seviyesi çok yükseliyor. Duvarlar görünmüyor neredeyse. Bu arada mercan resiflerinin de dalga kırıcı özelliği varmış çok araştırmıştım tsunami yüzünden. Bir de zaten saatler öncesinden uyarı oluyormuş böyle bir durumda. Hayır nereye kaçacaksak okyanusun ortasındaki küçücük adadan😄olsun ama içim rahatladı.

Yine gelirken Decathlon’dan yüzü tamamen kaplayan dalış maskelerinden aldım.Çok kullanışlı ve az yer kaplıyor. Burada da aynısı satılıyor ama bizde 99 TL burada 180$ tamamen aynısı. İsterseniz normal şnorkel kiralayabilirsiniz. Siz yine de Decathlon’a bir uğrayın bence…

Yemek olarak asla aç kalacağınızı düşünmeyin benim gibi bir huysuz bile bu kadar çok yiyorsa hiç korkmayın yani;)) Eğer yemek paketi alırsanız çok daha uyguna geliyor 2 öğün açık büfe. Biz bu paketi almasaydık kesin batardık. Çünkü son gün paketimiz kahvaltıdan sonra bitti ve 2 öğün yemek zorunda kaldık.2 kişi öğlen akşam 246 $ ödemek zorunda kaldık. Yani eğer o paketi almasaydık açık büfe  her gün böyle olacaktı. Paket ise 170$ a geldi. Gerçi eşim otele açık büfede zarar ettirmiş olabilir.😄

Böyle paket almam, açık büfe yemem onun yerine başka restoranda bir tabak bir şey yerim demeyin çünkü  buranın garip bir havası var ne kadar yerseniz yiyin hep açsınız.😄 Zaten onlar da çok uyguna gelmiyor.

Biz 7 gece 8 gün( dönüş uçuşu 22.00) kaldık. Bence çok fazla 5 gece ideal sonuçta bir adadasın yani😄 tamam tamam cennettesin;)) ama yine de insan evini özlüyor, bir de 2 gece uçakta oldu sana 9 gece…

Çook sakin buralar gel kafa dinle, kitap oku, denize gir. Bazı akşamlar canlı müzik var eğlence olarak.

Gündüzleri yemeğe git odaya gel, denize gir, yine yemeğe git gel günde 3 defa. Bir de iskeleye git balık besle günde 2 defa hergün 10bin adım atıyorsun. Zaten yemeğe gidip gelirken tekrar acıkıyorsun. Böyle sakin huşuu içinde bir yaşam var.

İsterseniz tabii günlük aktiviteler var. Mesela, dalış’a gitmek, yunus seyretmek, balık tutmak, Male gezisi falan ama her biri 50 $ kişi başı ve vergisi. Ben zaten küçücük balıktan huylanırım. Ama eşim şnorkelli dalışa gitti ve hayran kaldı. Neredeyse mutluluktan ağlayacaktı. Vatozlarla, köpekbalıklarıyla yüzmüş falan. Bu arada bizim adanın etrafı deniz duvarı dedim ya aralarda boşluklar var o araların bazılarından çıkıp kendiniz de şnorkelle dalabilirsiniz. Foto çekimi için çok ideal bir ada değil ama benim kendimi rahat hissetmem için o aşamada en uygun bulduğum buydu. Oldukça sevdik burayı. Otelin giriş kısmına yakın  iskele tarafında bir alanda bebek köpekbalıkları geziyor ama insanlardan korkuyorlar ve inanılmaz sığ suda yüzüyorlar. Benim köpekbalığına bakış açımı değiştirdiler. Bunca yıl boşuna korkmuşum meğer😄 hatta onları görmekten bu kadar keyif alacağıma hiç inanmazdım. Bu arada şansınız yaver giderse bir de vatoz görebilirsiniz. Biz son günümüzde bir tane görebildik.

 

Bu da farklı bir cins

Buranın hit sezonu Aralık-Nisan ve Ağustos-Ekim miş öyle dedi çalışanlar. Muson yağmurları Mayıs-Temmuz yoğun oluyormuş. Her gün  kısa bir süre yağdı ama şansımıza hep gece yağdı. Zaten her yerde şemsiye var dert etmeyin.

Yapabileceğiniz aktiviteler ve ücretleri aşağıda

İletişiminizi internet üzerinden yapıyorsunuz. Otellerde wifi var. Ben gelmeden Turkcell hesabımdan yurtdışı tarifesine baktım aramanın dk sı 10.90TL zaten telefon internetinizi kullanamıyorsunuz çünkü çok pahalı olduğundan buradaki firma ile anlaşması yok. Yani otelin interneti tek kurtarıcı.

Alışveriş derseniz,  otellerin mağazaları çok pahalı. 1 magnet 11$. Bizim gibi Male’ye gitmeyi tercih etmeyenler için free shop var. Male’de biraz daha ucuz olabilir ama biraz soruşturdum çok da gidilmesi gereken bir yer değilmiş.

Male havaalanı, ülkeye girerken çok küçük ve hiç bir şey yok, ümitsizliğe kapılmayın çünkü free shop ülkeden çıkarken. Oldukça fazla hediye alternatifleri bulabilirsiniz. Otelin mağazasından ucuz ama yine de bir magnet 5$. Alternatif olarak 5’li paketlerde satılan mumlar, tütsüler var 22$’a çok hoş hediye alternatifleri olabilir bence.

 

 

Aynı yerde çekilen iki resimden su seviyesini anlayabilirsiniz. Aşağıdaki ilk resim akşam üzeri, bir altındaki öğlen.

Canlı akvaryum gibi en büyük zevk iskeleden onları beslemek.

 

Yollarda kertenkeleye benzeyen Gecko’lar var. Odanızdaki bardak altlıklarına resmini koymuşlar ve üzerine “onlar dost canlısı, öldürmeyin” yazmışlar. Arada bizim banyoya da geliyorlardı. Çok küçük yavruları var basmamaya dikkat edin yürürken.

Bu tatil, önyargılarım ve korkularımdan (en azından bu konuda) kurtulmamı sağladı. Aslında çok korktuğumuz şeylerin kendi kafamızda yarattığımız büyütmelerden kaynaklandığını gösterdi. Mesela; köpekbalığı deyince aklına sadece Jaws filmindeki gelmemeliymiş meğer bunu öğrendim. Farklı bir deneyim, farklı bir bakış açısı kazandırdı bana.

Buradan, beni gitmem için var gücüyle destekleyen arkadaşlarıma, aileme teşekkür ederim. Yoksa bu cenneti görmekten mahrum kalacaktım.

Daha önce gitmiş olan ve başka ada/otel ile ilgili yazmak isteyen olursa aşağı yorum olarak yazabilir.

Hepinize bol tatilli günler diliyorum.

Sevgiler,

Burcu

Kategoriler:Genel

Tagged as: ,

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Blog İstatistikleri

  • 5,497 tıklama

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 151 takipçiye katılın

Tüm yazılarım

Follow Öğrenci Annenin ve Arkadaşlarının Gezi Rehberi on WordPress.com
Ağustos 2017
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Arşivler

%d blogcu bunu beğendi: