Arnavutluk Sahilleri

  • Durres-Vlore-Sarande-Ksamil ve Başkent Tiran

Herkese merhaba,

Oldukça uzun bir ara verdikten sonra Arnavutluk sahilleri ile yeniden karşınızdayım. Bayramda yakın biryerlere gidelim dedik. Son zamanların popüler yerlerinden biri olan Karadağ’a bakarken kendimizi Arnavutluk’ta bulduk. Biraz da son dakika programı oldu aslında. Arnavutluk sahilleri hakkında bir yazı okuduk ve rezervasyonumuzu yaptık.

Bir denemekten zarar gelmez değil mi?

THY ile Atatürk hava alanından 1 saat 15 dakikalık bir uçuş ile Tiran hava alanına iniyorsunuz. Üstelik de vizesiz! Dönüş daha uzun sürüyor. Biz bookingten otel ve araç kiralama yaptık iner inmez aracımızı aldık ve Tiran’a 32 km olan Durres şehrindeki otelimiz Vila Verde’ye geldik. Özellikle araç kiralama sebebimiz; hergün başka bir koya gelmek ve her yeri görmekti. Burada öyle büyük oteller beklemeyin yok değil ama birkaç tane ve onlarda çoktan dolmuştu. Sahil kıyıları;  genellikle 3 yıldızlı oteller ve apartlarla dolu ve de oldukça uygun fiyatlı. Para birimi Lek hava alanından alabilirsiniz tabii euro da geçiyor . Biz yanımızda bulunsun diye 200 euro karşılığı yaklaşık 25 bin Lek aldık. Çok büyük paraymış gibi geliyor söylenince ama euro’ya çevirince çok küçük oluyor;)) Kredi kartı pek yaygın değil buralarda, olanlarında o gün nedense sistemleri çalışmıyor(!)

DURRES

Durres şehri deniz kenarından ilk izlenimlerimi yazayım hemen…

Otelimizin önünde plaj var ama şemsiyeler ücretli. Yandaki otellerin bir kısmının kendine ait plajı var. Onları tercih edin hatta buraya gelecekseniz Palace oteli tercih edin. Biz son dakika nereyi bulduysak geldik. Kötü değil ama süper de değil. Tek şemsiye 2 şezlong gün boyu 300 Lek yani 2.3€,  denizi kum ve çok sığ tam çocuklara göre çok rahat ilk gün pırıl pırıl olmasına rağmen son birkaç gün çok dalgalı ve bulanık oldu. Sahilde; dondurmacısı, mısır satanı, güneş kremi, mayo ve kova kürek satanı, meyve satanı ve hatta tül perde satanı bile gördük ha bi de midilli at gezdireni;)) bizi bile aşmışlar… Cumartesi çok kalabalıktı. Tiran’a oldukça yakın olduğu için hafta sonu denize gitmek için gelen çok oluyormuş. Bizim plajda satıcılar vardı  ama yanda kendine ait plajı olan otellere giremiyorlar.

Genel olarak kalmak için çok tercih edilesi bir yer değil.

Biraz araba ile şehri gezelim dedik yine kendimizi Türkiye’de hissettik. Yolun ortasında tanıdıklarıyla karşılaşıp sarılıp öpüşen ve orada konuşmaya devam eden teyzeler mi dersiniz, dönülmemesi gereken yerlerden dönen, pat diye arabasıyla yola atlayan ya da arabasını ortada bırakanlar mı dersiniz, sağa sola bakmadan yola atlayan insanlar mı dersiniz,üst geçittin 50 mt ilerisinde anayoldan geçenler mi dersiniz,  inanın hiç yabancılık çekmeyeceksiniz burada;)) He bir de marketlerde Eti ve Ülker ürünlerini, seyyar satıcılarda Efes birası bulabilirsiniz baya Türk ürünü var. Bir de adım başı market var. Geceleri otellerin olduğu sahil kenarı canlı oluyor. Otellerin restoranlarında yemek yiyip tur atıyor insanlar. Bizim kaldığımız yerin 200 mt kadar yakınında 5 yıldızlı bir otel var ama 5 yıldız deyince Türkiye’deki kadar büyük beklemeyin butik otel kıvamında şık bir yer. Adı Palace otel bookingten bakabilirsiniz tabii fiyatı diğerlerine göre yüksek. Bizim sahil baya sığ ama yandaki plajlarda biraz daha derin yerler var sırayla gezebilirsiniz oraları. Cıma ve cumartesi gecesi otelde canlı müzik var ve dışardan yemeğe gelen çok oluyor. Durres’te deniz mahsüllü makarnalar falan çok lezzetli ve uygun fiyatlıydı. Geceleri hep esintili hiç terlemiyorsunuz çok güzel havası var. Eğer rüzgar yoksa sivrisinek çok oluyor. Bu arada sokaklar sabah saatlerinde tertemiz olsa da akşam üzeri çöpten geçilmiyor.

Vila Verde hotel

 

VLORË

İkinci gün arabaya atlayıp Durres şehrine 115 km mesafede bulunan Vlore şehrine gelmeye karar verdik.Fier tabelalarını takip ettiğinizde bir süre sonra Vlore tabelasını göreceksiniz. Yaklaşık 1 saat 45 dk kadar süren yolculuktan sonra buraya vardık ve denize girebileceğimiz yer bulduk kendimize. Genelde halk plajları var ama aynı renk şemsiye gördüğünüz bir yer varsa bilin orada yer kiralayabilirsiniz. Bar Pizzeria Sunset diye bir mekanın önünde yer kiraladık. Burada şemsiye 600 lek Durres’in 2 katı. Plajda satıcı gezmiyor biraz daha sakin ve rahat sahili. Deniz yine sığ ve temiz. Şehirdeki evler daha yeni ve şık. Son gün yine Durres’in denizi kötü olunca tekrar geldik ve bu defa daha önce geldiğimiz plajdan daha ileri giderek Kristal diye bir mekanın plajına geldik burası çok daha güzel bir yer. Şemsiye 500 lek .Daha önce girdiğimiz yere göre de denizi çok daha güzel, daha derin ve temiz. Restoranı, tuvaleti var, havuzu var. Araba park yeri var. Şık bir plaj burayı tavsiye ederim. Türkçe konuştuğumuzu duyan bir aile gelip bizimle sohbet etti. Onlar da Kosova’dan denize girmek için Vlore’ye geliyorlarmış. Durres çok daha yakın Kosova’ya ama burası çok daha güzel tabii ki… Biz harita’dan bakıp havaalanına yakın deniz kenarı diye Durres’i seçtik. Siz buralara gelecekseniz Vlore, Sarande’den birini konaklama noktası olarak seçin derim.

 

Gelirken yolda gördüklerimi de yazmak istiyorum. Aynıyız diyorum ya aynıyız işte;)) Biz Avrupa seyahatlerinde araba kiraladığımızda çok geriliyoruz bir hata yapmayalım aman limiti aşmalayalım diye ama burada aynı bizdeki gibi araba kullanıyorlar. Çok rahat ettik;))))

Solda biraz yavaş gittiysen hemen arkadaki dibine girip selektör yakmaya başlıyor ve sen çekilene kadar taciz ediyor. Yolda birbirini tanıyanlar camdan konuşabiliyor veya biraz ileride cep olmasına rağmen kenarda durup inebiliyorlar. Çöplerini camdan atabiliyorlar. Önünüzden saman yüklü traktör geçebiliyor. Yolun kenarında eşini motorun arkasına yan oturtmuş amcalar görebiliyorsunuz. Yollar desen çok keyifli değil tek tük evler, imalathaneler öyle yeşil de değil. Yol kenarında sebze meyve satanları da unutmamak lazım. Neyse çok benziyoruz işte!

Plajda ellerinde waikiki poşetleriyle gezen bir sürü kişi görebilirsiniz.Burada da baya yaygın waikiki;)) 7 günde 3 aile dışında Türk görmedik ve Türkçe konuşan duymadık ama enteresan markette Arnavutça alt yazılı Türk dizisi izliyorlar.


SARANDE



Bloglarda Sarande ve Ksamil diye  turistlik iki yerden bahsetmişlerdi. Bizde bir görelim dedik. Doğru söylemişler tek canlı yeri Sarande aynı bizim Çeşme gibi, akşamları yürüyüş yapılan, yemek yenilen, kahve içilen, satış tezgahlarının olduğu hoş bir yer. Arnavutluk’da tatil yapacaksanız turistlik canlı  yer burası ve mutlaka tam şehrin içinde ya da yürüme mesafesi olan yerden rezervasyon yapın. Gündüz denize girer, gece de yürüyüş yaparsınız. Biz Durres’ten 265 km uzaklıktaki bu yere gelince yanımıza 1 gecelik eşya aldık ve bir gece de burada konakladık. Bizim ülke için 265 km bişey değil günlük gidip gelinebilir ama burada öyle değil bu yol 4 buçuk saatten fazla sürüyor. Eğer illa gelecekseniz ve araba kiralamayı düşünmüyorsanız, buradan havaalanı transferli hotel bakın zira yolu çok fena. Zaten tek şerit bir de 1 saatten fazlası uçurum kenarı bir yol dağların arasında. Yunanistan sınırı olduğu için araba ile oraya gittiyseniz bir iki gün bu sahilleri de gezebilirsiniz.

Havaalanından Durres-Fier- Vlore-Tepelene-Gjirokaster ve Sarande tabelalarını takip edeceksiniz. Dönüşte de Tirane oklarını takip edeceksiniz. Havaalanından 5 saat kadar sürüyor. Google harita sizi kilometresi az diye patika yola sokmak için ısrar ediyor girmeyin siz öndeki arabaları takip edin;))

Sarande’nin denizi hemen derinleşiyor ve buralar taşlık. Boyunuzu geçmeyen kısım turkuaz renginde ve çok güzel bir görüntüsü var. Biz biraz şehrin dışına doğru bir otelde kaldık burası dağların arası bir koy ve merkezden biraz daha çabuk derinleşiyor. Bahamas hotel’in önü şehrin kalabalığından uzakta  yolu patika olan gizli bir koy gibi. Merkez kalabalık ve hatta denizin içinde şişme oyun parkuru var. Yarım saati 600 Lek. Limani diye çok şık bir restoran var,  yemekleri de çok lezzetli denemelisiniz. Fiyatları buraya göre biraz pahalı ama İstanbul’a göre oldukça ucuz. Arnavutluk’ta tatil yapalım derseniz size Sarande’yi öneririm denizi tertemiz ve çok güzel. Arada denize girmek için mutlaka Ksamil’e de geçin buradan otobüsler var Sarande’den ve dediğim gibi çok yakın.Sarande de bulunan restorandaki deniz ürünleri çok güzeldi. Onları tavsiye ederim özellikle karidesleri çok lezzetli. Hele Limani restoranda narlı, limon soslu karides muhteşemdi. Yemeklerden sonra ikram olarak limonlu bir sorbe getiriyorlar değişik hoş bir lezzet.

Bahamas hotel önü

Şehir merkezindeki plaj

Hotel Bahamas’ın önündeki plaj

 

 

 KSAMİL

Arnavutluk’ta gidilecek yer denince ilk çıkan yerlerden biriydi Ksamil. O kadar yol geldik. Sarande’den yaklaşık 12 km Ksamil Beach hadi dedik gidelim de kusur kalmayalım ;)) Ben sevdim burayı yerlerde kuma benzer küçüklükte taş var ve denize çok hoş bir farklılık katıyor. Yunanistan’ın Thassos adasında bulunan Marble beach’ini gördüyseniz onun gibi mermer tozu sahili sadece krem rengi olanından. Burası Yunanistan’a sınır hatta tam karşısında Corfu adası var. Üç beş adımda derinleşmiyor ideal derinlikte yani. Denizin içinde adalar var teknelerle gidiliyor istenirse. Plajlardan yine şemsiye şezlong kiralayabiliyorsunuz burada 500 Lek. Etrafında restoran ve kafeler var. Turistlik bir yer olduğu için canlı ve kalabalık.

 

 

TİRAN

Kaldığınız Durres şehri Tiran’a yakın diye akşam yemeği için gidip biraz geleneksel yemeklerinden deneyelim dedik. Tripadvisor’dan çok hoş bir yer bulduk. Gerçekten yeşillik ve çok şık bir mekan. Dedik ki, siz bize geleneksel neyiniz varsa biraz biraz getirin. Donattılar masayı. İnsan hiç mi birini beğenmez yahu;)) hiç bir şeyi beğenmedim. Arnavut ciğerini tavuk ciğerinden yapıyorlar böyle bi soslu falan hiç olmamış. Gelsinler bize ben onlara dana ciğerden yanına patatesle bir yapayım da görsünler Arnavut ciğerini hıhhh;)) Bir fasülye pilaki var yeşil zeytin ve beyaz peynirle pişirilmiş off o neydi öyle…Byrek diye ünlü “börek”leri var bildiğin milföylü. Restoranda el açması vardı ama byrekçilerden aldığımız milföylüydü. Türkiye’ye gelip bi börek yemelerini tavsiye ederim. Neyse ben geleneksel bişey yiyeceğim diye inat edip o güzelim restoranda millete nefis tabaklar giderken arkalarından baktım sadece;))  Tamam ben yemek konusunda huysuz olduğumu kabul ediyorum ama yok işte yiyemedim birşey ne yapayım. Yine de siz isterseniz deneyin damak zevkimiz farklı sonuçta;))

Geleneksel yemeklerden bir tabak

Sofra e Ariut restoran

 
Neyse pek gezilecek bir yer yok valla bir İskender meydanı var. Bizim Göztepe parkındaki gibi yerden su geliyor çocuklar koşturuyor. İskender Bey heykeli, Edhem Bey Camii, yanında da saat kulesi var. Opera binası ve Bunk art sanat galerisi var. İçine girmedik ama Enver Hoca döneminde katledilenlerin resimleri ve içinde bir sürü oda varmış. Onun dışında ufak tefek kalıntılar var etrafı çar çöp içinde, bir de Tiran piramidi var camları kırık pislik içinde. Piramidin üzerini gençler kaydırak yapmış tehlikeli olmasına rağmen oradan kayıyorlar. Tabak köpsüsü dedikleri yer aşağıda resmi. Düzgün korunmuş bir tarihi yok ve sokaklar pis. Meydana çıkan yollarda renkli boyanmış evler hoş bir hava vermiş o kadar. Tiran’da trafik bizden beter bir düzen yok.Her yerden bir araba çıkabilir önünüze. Çok karışık, sistemsiz. Eğer araba kiralayacaksanız mutlaka tam sigortalı kiralayın. Alırken pahalıya gelse de büyük bir güvence oluyor. Benzin uygun. Biz dizel bir araba kiraladık. Bu seyahatte bin km’den fazla yol için 315 TL’lik benzin harcamışız.

 

Dönüş günümüzü hava alanına giden yol üzerinde bulunan City Park AVM’de geçirdik. Şu ana kadar bu şehirde gördüğümüz tek şık yer diyebilirim. İçinde bizde de bulunan bir çok marka var. English home’dan Altınbaş’ına kadar birçok marka bulabilirsiniz. Alışveriş yapılacak bir yer değil sadece gezin çünkü bizde uygun fiyatlı markalar burada oldukça yüksek. Geniş, ferah bir avm. Cumartesi öğlen saatinde bile çok az insan var o yüzden uçuş saatinizi beklerken rahat rahat gezebilirsiniz. Hava alanına 15 dk mesafede. Bu arada birçok yerde kredi kartı geçmiyor. Buradaki mağazalar nasıl açık kalabiliyor anlamadık. Baya uzun süre geçirmemize rağmen hiç alışveriş yapana rastlamadık. Çalışanlar oturuyor çünkü insan yok.

 
Neyse sözün özü; şimdi size aman gelin Tiran’ı mutlaka görün dersem yalan söylemiş olurum. Yok deniz bize yeter derseniz ilk tercih Sarande olmalı burada yaşayanlarda orayı söylüyor zaten. Dediğim gibi yolu kötü ama güzel bir yer. Sonra Vlore burası konaklamak için uygun bir orta nokta olabilir bence. Hava alanı ve Sarande’ye aynı mesafede ve denizi güzel bir de Kristal gibi nezih bir plaj bulursanız memnun kalırsınız. Ksamil’de bence Sarande’de kalırken günü birlik gitmek için yeterli bir yer.

 
Ve 8 gün boyunca en çok özlediğim iki şeye kavuştum.Türk kahvaltısı ve kahvesi… Asla paha biçilemez. Dünyada bize has en güzel şeylerden biri mükellef bir kahvaltı. Yok kimsede böyle bir kültür. Yurtdışı gezilerinden sonra en çok özlenen şeysin sen güzel kahvaltı, yerim seni;))))

Happy Moon’s Tuzla Viaport Marina

Bir gezinin daha sonuna geldik. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Bol tatilli günler diliyorum. Başka bir yazıda görüşmek üzere.

Sevgiler,

Burcu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Blog İstatistikleri

  • 5,497 tıklama

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 151 takipçiye katılın

Tüm yazılarım

Follow Öğrenci Annenin ve Arkadaşlarının Gezi Rehberi on WordPress.com
Temmuz 2017
P S Ç P C C P
« May   Ağu »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Arşivler

%d blogcu bunu beğendi: